TÜRKÇÜLÜK VE DİĞERLERİ

 TÜRKÇÜLÜK VE DİĞERLERİ
Okunuyor TÜRKÇÜLÜK VE DİĞERLERİ

Damarlarımızda gezen asil kana ve atalarımıza sahip çıkmaktan daha doğal ne olabilir ?!
Türkçülüğü kavrayıp sahip çıkabilmenin ilk yolu aile değerlerimizden geçer. Daha sonrası çokça okuma ve araştırmaya tabiidir. Her Türk genci bilmelidir ki başlangıcı milattan önceye dayanan bu kanın asla kendinden başka bir dostu olmamıştır. Seçimlerini daima bu bilinçle, özüne kültürüne bağlı kalacak şekilde yapmalıdır. Pes etmeden sürekli okuma ve kendini geliştirme azmi göstermelidir. Sanata ve sanatçıya değer veren, kendi yaptığı her işte Türk’ ü ve Türkçülüğü üstün tutan ve asla ırkından vazgeçmeden, gerektiği yerde ırkını korkusuzca savunan kişiler olmalıdır.
Doğal olarak Türkçülüğü savunan kandaşlarımıza dikkat ettiğinizde iyiliği bir dine ya da bir korkuya bağlı olmadan benimsemiş, bir hayat biçimi şekline getirmiş olduklarını göreceksiniz. Tarihimizde bir çok örnekte gördüğümüz gibi Türk  Türklüğünü hiçbir zaman diğer değerlerinden geri tutmamış   dinini bıraksa bile diline kültürüne her zaman sahip çıkmıştır. Bu çağda yaşayan biz Türk gençlerinin amacı kesinlikle Türk örfüne sahip çıkmak, asla vazgeçmeden, en ufak bir kültürümüzden kopma gördüğümüzde hızla düzeltme  çabasına girmek olmalıdır .
Öncelikle dilimize muhakkak sahip çıkmalı, yabancı kökenli kelimeleri hayatımıza almayı bırakın tek tek olanları da çıkarmalıyız. Türk genci Türkçülük uğrunda asla en ufak bir detayı gözden kaçırmamalıdır. Dilimizde her duygu ve düşüncenin muhakkak kelime karşılığı vardır. Tanrıya ulaştırılmak istenen her dileği kendi dilimizde söylemek bu isteklerimizi yüreğimizden daha anlamlı şekilde ulaştımamıza yardım eder.
Türk milliyetçiliği diğer milliyetçiliklerle karşılaştırılıp küçümsenmemelidir.Asil, güçlü, savaşçı ve en çok da gururlu bir ırk olduğumuz unutulmamalıdır.
Dünyanın her yerinde, ne hikmettir ki özellikle güzel  Türkiye’mizde   yaşayan Türk milleti hariç her ırk  azınlık adı altında mağdur edebiyatı yapmaktadır. Bu azınlıklar her daim kendi adlarını önde tutarak kafa tutarcasına kendi ırklarına sahip çıkıp savunmakta ancak iş Türkçülüğe geldiğinde ”faşist, ayrımcı” gibi kelimelerle bastırmaya çalışmaktadır. Maalesef ki partilerimizde bulunan bazı kanı bozuk siyasetçilerimiz de bu durumu her zaman kendi lehlerine kullanmaktadır.
Adı üzerinde ” TÜRKİYE CUMHURİYETİ” olan ülkemizde Türk insanın her zaman dini duyguları ve vicdanı sömürülmekte olup kendi kandaşlarımızın yaşadığı zorlukları yaşanmıyormuşçasına gösterip her zaman diğer ırklara yardım talep edilmiştir. Kendi ülkemizde en tabii hakkımız olan özgürce yaşamak istediğimiz Türkçülük duygularımız her zaman diğerleri tarafından yaftalanmıştır. Bu gülünç ve acınası durumun kesinlikle farkında olunmalı ve izin verilmemelidir.
Diğerleri  bir yolunu bulup kendi  kültürlerini bizim kandaşlarımıza aşılamaya çalışması ve bunu normalmiş gibi göstermeye çalışması muhakkaktır ki aramızda bulunan kanı bozuk, geçmişine sahip çıkmayan, adeta bulunduğu kabın şeklini alan çıkarcı insancıkların eseridir.
”Su uyur düşman uyumaz” atasözümüz mutlaka kulaklarımızda çınlamalı, her daim Türk genci;  ırkına, kültürüne, diline, geçmişine sahip çıkmalı olabildiğince kendi ırkı dışında diğerleriyle kaynaşmamalıdır.
Biz TÜRK gençleri olarak bu uğurda her yaptırımı, zorluğu göze alarak TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ şahlandırmaya, TÜRKLÜĞÜMÜZLE gurur duymaya, bilgilerinde eksik kalmış her evladımızı bilgilendirmeye ve asıl her daim giderek çoğalacak  olan neslimize  TÜRK MİLLİYETÇİSİ  bir ulus bırakmaya and içtik.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın